
Gittik; keşfettik, yaşadık, öğrendik ve de çok eğlendik. Bilgi Evi öğrencilerimizin bu seferki durağı Antartika’yı Keşif Sergisi idi.
Antarktika'nın gizemli doğasını yaşadığımız, yeni bir keşif alanı bulduğumuz sergide; bilim insanlarının kıyafetleri, yaşadıkları çadırları, soğuk oda ve araştırmalarda kullandıkları çok sayıda metaryali görme ve deneme imkanı bulduk.
Su altı oyunları ile buz dağlarının altında gezinip, kar motorlarıyla meteor avına çıkıp, penguenleri inceleyip, gizemli kıta hakkında bilgi sahibi olduk.
Dünyamızın geleceğine ilişkin çok önemli ipuçları içeren, iklim değişikliklerine yönelik çarpıcı bulguları gözler önüne seren, Antarktika'daki bilimsel araştırmaların nasıl yapıldığını anlatan ve oradaki doğa koşulları ile ilgili sergide, bir çok yeni bilgi öğrendik.
Norveçli bilim adamı Roald Amundsen'in 19 Ekim 1911 günü başladığı Güney Kutbu'na erişim yolculuğu, çok zor doğa şartlarına rağmen 14 Aralık 1911'de kutup noktasına varması ile insanoğlunu yeni bir dönemle tanıştırdı.

Antarktika 100 yıl boyunca çok sayıda bilimsel araştırmanın merkezi oldu.Hiçbir ülkeye ait olmayan, sadece barışçıl amaçlı bilimsel araştırmalar için kullanılan Antarktika; dünyadaki en soğuk, en rüzgarlı ve en kuru havaya sahiptir. Burada sadece Penguen, Fok, Balina, kuş türleri, balık çeşitleri, krill ve denizanaları yaşamaktadır. Bitki bulunmayan kıtada, yosun ve likenler vardır. Antarktika kıtası dünyadaki buzun %90'ını temsil ediyor ve dolayısı ile dünyadaki temiz suyun %70 burada bulunuyor.














